PAYLAŞ

Hayat en olmadık yer de “biz” olmakla, en gereksiz yerde “siz” olmanın arasında geçen süreden ibarettir. Gözünü kapatıp açıncaya kadar geçecek demişlerdi oysa küçükken. Şimdi çok mu büyüdü hayallerimiz? Yine mutlu ve huzurlu günler hayal etmiyor muyuz? Hep mi bir masanın ucunda, tek şekerli çayımız soğuya duracak bu hayatta? Neresinden bakarsak bakalım, hep biraz eksik kalıyoruz. Sanırım biraz gözümüzü kapatma vakti geldi. Belki de çok açıkgözlü ya da açık sözlüyüzdür.

Şimdi umutlarımızı ve hayallerimizi aile boyu çaydanlıklarda demlenin vakti. Öyle küçük, tek içimlik çaydanlıklar kesmez bizim umutsuzluğumuzu. Aile boyu ne kelime, Jumbo boy belki de… Bazen bir bardak çay ile sarhoş olmuyor muyuz? Kim sevdiğimizle karşılıklı içeceğimiz çaydan daha çok huzur verebilir şu dünyada? Kaç kuruşluk hayaller kuruyoruz ki?

Gelin dostlarım, toplanıp bir demlik çaydanlığı bitirelim. En olmayanlara, olup son bulmayanlara, gidip dönmeyenlere, dönüp eskisi gibi sevmeyenlere içelim. Adabımızla, adamlığımızla ve çaya hak ettiği saygıyı göstererek içelim.

Biz dumanı üstünde hayalleri olan adamlar, hiç soğutmamıştık oysa bardağımızdaki çayı…
Sen hangi çaydanlıkta demledin bana olan nefretini? 
İçimde ne kadar sen varsa boşaltıyorum ince belli bardağıma.
Sen kaç kere soğuk bıraktın elindeki çay gibi, beni?
Oysa, ben hiç soğumaya terk etmedim, içimdeki seni…

Mustafa Hazırcı

İndirme linkini görmek için lütfen yapınız.

CEVAP VER