PAYLAŞ
içimdeki değil hiçimdeki sana

Dün gece geç saatlerde karar verdim yazmaya. Klavyenin başına geçince içimdeki sen seslendi. Ama bu kez içimdeki değil hiçimdeki sana yazmak istedim!

Her şiirim de en az bir kez yer buluyorsun kendine. Hiç yer vermediğim sevgim hafif kırılıyor sana. Belki biraz benden yana düşünseydi aklının kıvrımları, kalbine de tesir ederdi. Bu yüzden ellerim içimdeki değil, hiçimdeki sana yazmak istedi. Yağmur düştü İstanbul’un tozlu asfaltına, hava yine ağlamaklı. Gözümden düştüğün gibi düştüm ayrılığın koynuna. Ve çok iyi dost olduk yalnızlık denen çirkin kadınla.

İşin en acıklı tarafı ne biliyor musun? Kiminle nefes aldığından bi haber yazıyorum sana. Ve görür mü acaba diye hiç düşünmüyorum. Çünkü seni yeniden kazanmak için değil, daha fazla unutmak için yazıyorum. Her yazdığımda da daha çok uzaklaşıyorum, daha çok kaçıyorum kendimden. Seni bitirmek için içimde, önce kendimden geçmem gerekiyor.

Öyle bir bendesin ki, kendime yer bulamıyorum kendimde. Öyle bir içimdesin ki, içimde bir ben bulamıyorum. Her yanım, her yamacım senle dolu. İçimdeki uçurumdan, hiçime düşüyorum. Ve ben, en çok ellerin olmadığı için üşüyorum

16 Eylül 2015 / 02.41

Şırnak / $123

Mustafa Hazırcı

İndirme linkini görmek için lütfen yapınız.

CEVAP VER